MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Efrada suimuamele ve yaralama
HÜKÜM: Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında, katılan ...'e karşı kasten yaralama ve efrada suimuamele suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığın, hakkında yürütülen bir soruşturma nedeniyle jandarma karakoluna çağırdığı katılanı darb etmek şeklinde gerçekleşen eylemi 765 sayılı TCK 245. maddesindeki suçu oluşturup, sanık üzerine atılı her iki suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre, davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı tarih ile inceleme tarihi arasında bu sürenin dolduğu anlaşılmakla hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), bu husus CMUK.nun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 765 sayılı TCK.nun 102/4. ile CMK.nun 223/8. maddesi de gözetilerek sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
2- Sanık hakkında, katılan ...'e karşı kasten yaralama ve efrada suimuamele suçlarındandan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA), 6.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D)
KARŞI DÜŞÜNCE: Katılanın tutarlı beyanlarıyla örtüşen doktor raporuna, savunmaya ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, katılan ...'a karşı olan eyleminin kül halinde 765 sayılı TCK.nun 243 ve 5237 sayılı TCK.nun 94. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu nedenle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle çoğunluk düşüncesine katılmıyorum.