MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve patlayıcı madde bulundurma
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklara hükmolunan hapis cezalarının sürelerine göre sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca oybirliği ile (REDDİNE),
Dosya üzerinde yapılan incelemede:
1- Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Sanıklarda 3 adet kaleşnikof marka vahim nitelikli tüfek ve 4 adet niteliksiz tabancanın elde edildiği bu nedenle asgari haddin üzerinde ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a) Somut olayda 765 sayılı TCK.nun sanık lehine olduğu, 5237 sayılı TCK. nun uygulanması halinde aynı yasanın 53/1. maddesinde yazılı kısıtlılık hallerinin devreye gireceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı TCK.nun da cezaların içtimaının düzenlenmediği ve 5275 sayılı Yasanın 99. maddesine göre cezaların toplanmasının da, infaz aşamasında kesinleşmiş hükümlere uygulanabileceği gözetilmeden, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve patlayıcı madde bulundurmak suçlarından verilen cezaların içtima ettirilmesi,
Yasaya aykırı görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılıkların CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, takdiri indirim ve müsadereye ilişkin hüküm fıkralarından "5237 sayılı Türk ceza kanununun 62/1.", "5237 sayılı TCK.nun 54." ibareleri ile cezaların içtimaına ilişkin hüküm fıkrasının hükümden çıkarılması, takdiri indirim uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına "765 sayılı TCK.nun 59.", müsadereye ilişkin hüküm fıkrasına "765 sayılı TCK.nun 36." İbarelerinin ilavesi suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
2-Sanıklar hakkında patlayıcı madde bulundurmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanıklarda 3 adet savunma tipi el bombası yakalanmış bulunması karşısında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin adaletli bir uygulama olacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK. nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 5237 sayılı TCK.nuna göre lehe yasa olarak kabul edilmesine ilişkin yasaya uygun biçimde herhangi bir değerlendirme ve belirleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Sanığa asgari hadden ceza tayin edildiği halde temel adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 2.12.2010 gününde oybirliğiyle kara verildi.