(5271 S. K. m. 83, 170, 174, 309)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçundan şüpheli N.G. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ardeşen Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.12.2007 tarihli ve 2007/739 soruşturma, 2007/321 esas, 2007/176 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Ardeşen Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2008 tarihli ve 2007/176 sayılı kararına yönelik itirazın kısmen reddine ilişkin Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2008 tarih ve 2008/56 değişik iş sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Ardeşen Asliye Ceza Mahkemesince, suça konu Ardeşen İlçesi Yeniköy'de bulunan ev ve arazinin tespitinin yapılmamış olması, olayın gerçekleştiği köy yerinde gerekli araştırmanın yapılmadığı, tanık beyanlarının alınmadığı, olay yeri tespiti ve krokisinin yapılmamış olduğu ve bu suretle ihtilafın hukuki olup olmadığının tam olarak ortaya konmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verileceği, mahkemece keşif yapılmasına ihtiyaç duyulduğu takdirde de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83 ve devam maddeleri uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırabileceği, keza anılan maddelere göre keşfin, hakim veya mahkeme veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda keşif yapılmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet Savcısınca farklı değerlendirilebileceği, Cumhuriyet Savcısının sadece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu yetkisinin bulunduğu, mümkün olduğunca, gecikme halinde delilin kaybolması ya da değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif yapılma olanağı bulunmuyorsa, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılması gerektiği, aksi halde bu hükmün geniş yorumlanarak, gecikmesinde sakıncalı hallolup olmadığına bakılmaksızın her olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılması gerekeceği, kaldı ki dosya kapsamına göre, müştekinin eşinin ölümü üzerine kendisine kalan köydeki ev ve çay bahçesinin şüpheli tarafından kullanıldığını ve kendisini buraya sokmayarak hakkı olamayan yere tecavüz ettiğini iddia etmesi ve şüphelinin de ifadesinde, suça konu yerleri müştekinin ölen kocası ve aynı zamanda amcası olan R. A. G.'ın kendisine bıraktığını ve buraları o tarihten beri kullandığını beyan etmiş olması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.4.2008 gün ve 22604 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığından 21.5.2008 gün ve KYB/2008-101376 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemesince iddianamenin, CMK. nun 174/1-b maddesi uyarınca iadesine karar verilmesi üzerine, konuyu itirazen inceleyen Rize Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamede suçu oluşturan olayların isnat edilen suçla ilişkilendirilmediği ve bu suretle iddianameye konu suçun sübutuna etki edeceği muhakkak sayılan deliller toplanmaksızın iddianame düzenlendiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Ardeşen C.Başsavcılığınca, Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen 31.12.2007 gün, 2007/176 sayılı iddianameye konu hakkı olmayan yere tecavüz suçunun sübutuna etki edebilecek herhangi bir delil toplanmadığı, şikayetçinin iddiaları doğrultusunda yeterli soruşturma yapılmadığı ve soruşturma evresinde elde edilen delillerin de suçun işlendiği şüphesini uyandıracak nitelikte bulunmadığının anlaşılması karşısında, iddianamenin iadesi kararına vaki itirazın bu sebeple Rize Ağır Ceza Mahkemesince 25.1.2008 gün ve 2008/56 değişik iş sayısıyla reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla Adalet Bakanlığının 17.4.2008 gün 22604 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 21.5.2008 gün, 2008/101376 sayılı ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden istemin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesinin sağlanması bakımından Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy