(5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında C.M.K.nun 231.maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir,
Ancak;
Mahallinde yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanı karşısında, suça konu yerin köy hükmi şahsiyetine ait veya öteden beri köylünün müşterek istifadesine terk edilmiş yerlerden olmayıp, sanığın babasına ait bir yer iken, var olan patika yolun genişletilmesi sırasında bir miktar taşınmazın yola bırakıldığı, 1986-1990 yıllarında bu yerin yol olarak kullanıldığı, 1990 yılından sonra ise sanığın babası tarafından yola bırakılan kısmın yeniden taşınmaza katıldığı ve sanığın bu yeri hibe senediyle 1999 yılında alarak kullanmaya devam ettiği anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken C.M.U.K.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy