8. Ceza Dairesi 2009/9946 E., 2009/10188 K.
"İçtihat Metni"
Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan şüpheli Hanife hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Balıkesir Cumhuriyet Başsavcı I iğ ı'nca düzenlenen 12.01.2007 tarihli ve 2007/559 soruşturma, 2007/132 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karan müteakip, Balıkesir Cumhuriyet BaşsavcıIığı'nca adli emanetin 2007/50 sırasında kayıtlı Brovvning marka 9 mm. çaplı 48743 seri nolu silahın mü-saderesi talebi üzerine, adli emanetin 2007/50 sırasında kayıtlı Brovvning's Patent marka 9 mm. çaplı 48743 seri nolu silahın ve bir adet şarjörün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine dair, (Balıkesir Birinci Sulh Ceza Mahkemesi)'nin 22.03.2007 tarihli ve 2007/267-178 sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Duruşma ve karar" kenar başlıklı 257. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan; "(1) 256. maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir.
(2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu haklan kullanabilirler." şeklindeki düzenleme karşısında, duruşma açı-larak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülme-diğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğümün 13.05.2009 gün ve 28028 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'ndan 10.06.2009 gün ve KYB/2009-134853 sayılı İhbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6136 sayılı Yasa ve bu Yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri uyarınca bulundurma ruhsatlı tabancanın zoralımına yönelik taleplerle ilgili kararların, CMK'nın 257. maddesi uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerekir ve temyizi de olanaklıdır. 8u kararın evrak üzerinde verilmiş olması yasa yolunu değiştirmez.
Öte yandan, 5271 sayılı CMK'nın 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Duruşma açılarak verilmesi gerekirken evrak üzerinde verilen inceleme konusu hükümde, karara karşı başvurulabilecek yasa yolu "temyiz" olmasına karşın "itiraz" olarak gösterildiği gibi, yasa yolunun mercii, süresi ve şekillerine ise hiç yer verilmemesi suretiyle anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmıştır. Bu nedenle, malen sorumluya yapılan karar tebliği de yöntemine uygun değildir ve karar kesinleşmemiştir. Yerel mahkeme tarafından, malen so-rumluya, hakkındaki hükme ilişkin başvurabileceği yasa yolu, mercii ve süresi, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak yeniden tebliği ve şayet temyiz edilmez ise karar kesinleştiriierek, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir.
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görül-mediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığı'na tevdiine, 01.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.