MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SEVK: Zorla kadın kaçırmak, alıkoymak ve zorla fuhşa teşvik
HÜKÜM: Sanıkların TCK.nun 201/b. maddesi uyarınca hükümlülüklerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkraları uyarınca hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda temyiz merciinin gösterilmediği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin 7.6.2006 tarihli temyiz talebi süresinde olmakla, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 12.6.2006 tarih 2005/201 esas, 2006/113 sayılı kararı yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakklarında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin, temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Sanıklar ... ve ... isimli şahısların ... ve ...'dan getirdikleri müştekileri sanık ...'nün evinde sakladıkları, burada mağdurelerin kimliklerine el koyarak, ... ilinde değişik otellerde fuhşa yönelttiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminde 765 sayılı TCK.nun 201/b madde ve fıkrasındaki "zorla çalıştırma veya hizmet ettirmek, esarete veya benzer uygulamalara tabi kılmak ... " şeklinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı, "fuhuş yaptırmak" maksadıyla insan ticareti suçunun düzenlendiği 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK.nun 80. maddesinin ise suç tarihinde yürürlükte olmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle fuhuş için tedarik suçundan mağdur sayısınca 765 sayılı TCK.nun 436/1. fıkra, 2 cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, aynı yasanın 20l/b-l madde ve fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), ancak sanıklara atılı 765 sayılı TCK.nun 436/1-2 maddesinde tanımlanan suçun temas ettiği yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. madde ve fıkralarına göre, dava 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olup suçun işlendiği tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. ve 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. madde ve fıkraları gereğince sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223. maddesi gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.