ÖZET: DİRENME EYLEMİ İLE BİRLİKTE İŞLENEN GÖREVLİLERE SÖVME SUÇUNUN 5237 SAYILI TCK’NIN 265. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN “…ENGELLEMEK AMACIYLA CEBİR VE TEHDİT…” KAPSAMININ DIŞINDA OLDUĞU VE TCK’NIN 265. MADDESİNİN YANINDA AYNI YASANIN 125/3-A, MADDESİ UYARINCA DA HÜKÜM KURULMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR.
GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇUNUN BİRDEN FAZLA KAMU GÖREVLİSİNE KARŞI GERÇEKLEŞTİRİLMESİ HALİNDE TCK’NIN 43/2. MADDESİ UYARINCA ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİ UYGULANMALIDIR.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların direnme eylemi ile birlikte işlediği görevlilere sövme suçunun 5237 sayılı TCK’nın 265. maddesinde öngörülen “…engellemek amacıyla cebir ve tehdit…” kapsamının dışında olması karşısında, TCK’nın 265. maddesinin yanında aynı yasanın 125/3-a, maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, sövme eyleminin etkin direnme suçunun öğesi kabul edilerek tek suçtan hüküm kurulması; birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirilen görevi yaptırmamak için direnme suçunda koşulları bulunmasına karşın, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması; görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 265/3. maddesinin tatbik edilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanıklara görevi yaptırmamak için direnme suçundan tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık Mustafa hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCY’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları süresinin a, b, d, e bentleri bakımından infazın tamamlanmasına kadar, c bendi bakımından ise kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
3- Sanıkların adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet hükümlerinin silinme koşullarının oluştuğu, erteli mahkumiyetlerin ise 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi gereğince esasen vaki olmamış sayıldığının anlaşılması karşısında; sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanma-yacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy