(5237 S. K. m. 31, 154) (5395 S. K. m. 35) (5271 S. K. m. 232)
Dava ve Karar: Gereği görüşüldü:
Birinci men kararının infazından sonra sanığın taşınmaza tecavüzü olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- 01.02.1998 doğumlu olup, suç tarihinde oniki yaşını doldurmuş onbeş yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun, TCK.nın 31/2 nci maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda gerekli rapor alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadığı gibi nedenleri de açıklanmadan 5395 sayılı Yasanın 35 inci maddesine aykırı davranılması,
3- Nüfus kaydına göre olay tarihinde 12 yaşında olan suça sürüklenen çocuğun tek başına ev yaptırıp yaptıramayacağı anne ve babasıyla birlikte oturup oturmadığı ve nüfusa küçük kaydedilip kaydedilmediği araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
4- Uygulamaya göre de:
a- Sanığa hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken CMK.nun 232/6 ncı madde ve fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
b- Hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy