MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık
HÜKÜM :Sanıklar ..., ... ve ... haklarında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hükümlülük
Sanık ... haklarında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçlarından hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında "hırsızlık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabule, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine ''sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 madde ve fıkraları uyarınca, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bendlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanıklar hakkında kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Katılanın, 02.01.2008 tarihli dilekçede “kredi kartının kullanılmasıyla uğramış olduğu zararın giderilmiş olduğunu” belirtmesi ve 08.04.2008 tarihli celsede de sanık ...'nın zararın giderilmesi konusunda kendisine teklifte bulunduğunu, ancak banka tarafından zararının giderilmiş olması sebebiyle teklifi kabul edemediğini beyan etmesi karşısında; sanık ...'nın katılanın zararını giderme konusunda etkin pişmanlık iradesini yansıttığı da dikkate alınarak, Garanti Bankasına karşılamış olduğu zararın sanıklardan tahsil edilip edilmediği sorularak, gerektiğinde sanıklara zararı karşılamaları konusunda süre de verildikten sonra, sonucuna göre TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanıkların yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 16.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy