(5237 S. K. m. 50, 52, 53, 58, 62) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 309)
Dava: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklarla Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık S. K.'nın, anılan Kanun 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2 nci maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası ve 6.000,00 Türk lirası adli para cezalarıyla cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına dair, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2011 tarihli ve 2008/262 esas, 2011/613 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1 inci maddesindeki haklardan yoksun bırakılma kararı verilebilmesi için hapis cezasına mahkumiyetin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6 ncı maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8 inci fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazıyla denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında adlî para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.08.2012 gün ve 47451 s. kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 29.08.2012 gün ve KYB/2012-224393 sayılı ihbarnamesiyle dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşüldü:
Karar: 1- 5237 sayılı TCK.nun 53 üncü maddesinde yer alan hak yoksunluklarının kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin sonucu olduğu, kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1 inci madde ve fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- TCK.nun 50/5 inci maddesi gereğince, asıl mahkumiyet bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası olup 5275 sayılı Yasada sanığa sonuç olarak hükmolunan adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olmakla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün yazılarına izafeten Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarname içeriği yerinde görülmekle, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2011 gün, 2008/262 esas, 2011/613 sayılı kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53 üncü maddesinin uygulanmasına ve sanığın Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen tekerrüre esas 27.02.2006 tarihinde infaz olunmuş cezası nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, hükmün sair kısımlarının aynen infazına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy