MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, kabule, tüm dosya kapsamına ve dosya içindeki telefon görüşmelerine dair tape kayıtlarına göre sanık ...'ün atılı suçu işlediği anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamede sübuta ilişkin yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre C.Savcısı ile sanıklar müdafiilerinin, sanık ...'nın eyleminin TCK.nun 39. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve diğer sanık için ise, delillerin yetersizliğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
Müsaderesine karar verilen cep telefonlarının sadece sanıklar arasındaki iletişimde kullanıldığı bu nedenle TCK.nun 54/1. maddesinde suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçta kullanılan eşya niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin bölümün çıkarılarak yerine ''adli emanette bulunan cep telefonlarının sanıklara iadesine" yazılması suretiyle hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 10.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy