MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Şikayetçi ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulanmasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle anılan hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanığın, şikayetçi ... adına sahte nüfus cüzdan ve sürücü belgesi düzenlemek ve sahte kredi kartı kullanmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizine gelince:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesinde yer alan “kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler” şeklindeki düzenlemenin sözleşmenin imzalanmasını da kapsayacak aşamaya kadar uygulanabileceği, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi durumunda tüm eylemlerin kül halinde TCK.nun 245/2. maddesine temas eden suçu oluşturacağı ve suçtan zarar görenin banka olduğu cihetle; sanığın, şikayetçi ... adına oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanıyla kredi kartı talebiyle bankaya başvurduğu, ancak bankanın şüphelenmesi üzerine araştırma sonucu kredi kartını alamadığı, ancak almaya teşebbüs ettiği iddia ve kabul olunmasına göre; sanığın kredi kartı sözleşmesi imzalayıp imzalamadığı, sanığın talebi sonucu düzenlenmiş kredi kartı bulunup bulunmadığı ilgili bankadan sorulup buna ilişkin kayıtların celbi ile kredi kartı veya kart numarası bulunması halinde eylemin, TCK.nun 245/2. maddesindeki “kredi kartının sahte olarak üretilmesi” suçunu, kredi kartının düzenlenmemesi halinde ise 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 37/2. maddesi kapsamında belgelerin niteliğine göre zincirleme suretiyle işlenen TCK.nun 204/1. madde ve fıkrası kapsamındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve kredi kartının alınıp kullanılmasına yönelik icra hareketlerine başlanmaması nedeniyle kredi kartının kötüye kullanma suçuna teşebbüsten söz edilemeyeceği dikkate alınmadan eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy