MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
12.05.2005 tarihli suç tutanağına dayanılarak ve suç tarihi de 12.05.2005 olarak gösterilip yapılan şikayet dilekçesinin C.Savcılığınca 04.08.2005 tarihinde kaleme havale edilerek yapılan soruşturmada 12.03.2007 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara vaki itiraz üzerine, merciince verilen 19.11.2007 tarihli itirazın kabulü ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına ilişkin karar üzerine soruşturma aşamasında sanığın savunması alınmadan ve itiraz sonrası sanığın kimliğinin tespitine ilişkin 17.04.2008 tarihli yazı sonrasında 09.01.2012 günü iddianame düzenlenerek dava açıldığı gözetildiğinde, suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, 12.05.2005 olan suç tarihinden 09.01.2012 olan iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılama yapılarak beraat kararı verilmesi yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçek leşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 03.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy