İhbarname No : KYB - 2014/147423
Banka ve kredi kartlarını kötüye kullanmak suçundan sanık ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/3 (3 kez), 43 (2 kez), 62 (3 kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis, 5.000,00 TL. adli para, 4 yıl 2 ay hapis, 2.500,00 TL. adli para ve 3 yıl 4 ay hapis, 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezaların aynı Kanun’un 58/6...7...8. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın anılan Kanun'un 53/1...c maddesinde düzenlenen haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakıl- masına dair (İSTANBUL) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli ve 2010/4 esas, 2012/354 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/3. maddesinde yer alan “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı maddenin 1...c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğunun ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, 53/1...c madde- sindeki hakların tamamından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında hükmolunan cezaların aynı Kanun’un 58/6...7...8. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbir- lerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, adlî para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine imkân sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.04.2014 gün ve 26047 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 29.04.2014 gün ve KYB/2014/147423 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteminin reddine ilişkin 22.07.2013 günlü ek kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 315/2. madde ve fıkrası uyarınca dosyanın bir karar verilmek üzere Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararın yok hükmünde olduğu cihetle, kararın henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakan- lığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy