MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanın kredi kartının şifresini işyerinden komşusu olan sanık ... dışında başka bir kimsenin bilmesinin mümkün olmadığını belirtmesi ve sanık ...’ın kredi kartını ve şifresini sanık ...’den aldığını savunması karşısında sanık ...’nin eylemine uyan kredi kartının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar veren mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiş olduğun dan tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi ve katılanın kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kez kullanıldığının anlaşılması karşısında TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık ... hakkında katılana ait kredi kartını rızası dışında alması eylemi hakkında mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir
hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak suretiyle hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy