MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyaptan yapılan sorgulamada; sanık hakkında, 20.10.2007 tarihli olay ile ilgili olarak ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/93 esas sayılı dosyasında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 11.01.2008 tarihli iddianameyle dava açıldığı, mahkemenin 17.11.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2011/16691 esas, 2012/30154 karar sayılı ilamı ile "Dosyada mevcut ekspertiz raporundan, suça konu silahın 18.04.2007 ve 24.08.2007 günü meydana gelen ev ve işyeri kurşunlama olaylarında da kullanıldığının anlaşılması karşısında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun kesintisiz suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından bahsi geçen olaylar nedeniyle sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davaların birleştirilmesi, aksi halde incelenerek dosya içerisine alınıp bu davaları ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği"nden bahisle bozma kararı verildiği, bozma kararı üzerine mahkemenin 06.12.2012 tarih ve 2012/932 esas, 2012/810 sayılı kararı ile sanık hakkında "Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2010 tarih, 2009/338 esas 2010/160 sayılı kararla sanık hakkında aynı tabanca ile ilgili 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan ceza tertip edildiği belirtilerek, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davanın CMK.nun 223/7. madde uyarınca reddine" karar verildiği ve kararın 23.01.2013 tarihinde kesinleştiği, red kararında bahsi geçen mahkeme kararının Dairemizin 10.10.2012 tarihli 2012/2645...30158 esas...karar sayılı bozma kararına konu Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanık hakkında suç tarihi itibariyle hükmolunan temel adli para cezasının 5252 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrası uyarınca 450 TL olması gerektiği gözetilmeden, sanığın aleyhine olacak şekilde suç tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 13/1. maddesi uyarınca fazla adli para cezası tayini,
2- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3- Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka ilam olduğu halde, infaz tarihinden itibaren suç tarihine kadar 3 yıllık süre geçmiş olup bu nedenle tekerrüre esas olmayan Çubuk Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2001/193 esas, 2003/167 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan temel adli para cezasına esas alınan "30 gün" ibaresi çıkarılarak yerine "450 TL" yazılması, TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasıyla belirlenen "25 gün" ibaresinin çıkartılarak
yerine "375 TL" yazılması ve hükümden TCK.nun 52/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması; hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılması ve TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüme "... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2002 tarihli 2001/216 esas, 2002/96 karar sayılı ilamı gereğince'' ibaresi yazılmak suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 24.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.