MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühürde sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar tebligatının usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığın eyleminin yürürlükte olan 765 sayılı Yasanın 333. maddesine uygun bulunduğu ve öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), adli emanete kayıtlı suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanmasına, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.