MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: -Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından hükümlülük ve erteleme
-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebliğnamedeki adı yazılı olan sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz bulunmadığından, temyiz incelemesi sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlere özgülenmiştir.
1- Sanık ... hakkında mağdur sanık ... ve müşteki ...’yı kasten yaralama suçundan tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde uyarınca hükümlerin kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin, bu suçlara yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar ... ve ...’ın, mağdur sanık ...’yı kasten yaralama suçları ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyizde;
Kasten yaralama suçlarından hükmolunan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafiilerinin, sübuta ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
3- Sanık ... hakkında, mağdur sanık ... ve müşteki ...’yı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzen- lemenin, "...belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma..."yı öngördüğü, yasada geçen "etkinlik" kavramının ise, "...insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “2 ay süre ile kahvehanelere gitmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy