MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme ve kasten yaralama
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen kararın, sanığın mahkemede alınan ifadesinde son bildirdiği adrese tebliğ edilmesi gerekirken; daha önce hiç tebligat yapılmamış adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine vaki temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında yaralama suçundan hükmolunan adli para cezalarının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle eklenen 5320 sayılı Yasanın geçici 2. maddesine göre hüküm, kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü mağdur ..., müşteki ... ile katılanlar ..., ... ve ... ile kavga ettikten sonra korkutmak amacıyla aracında bulunan av tüfeği ile havaya doğru iki el ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK.nun 106/2-a, 43/2 madde ve fıkrasında tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 10.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy