MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca yapılan idari soruşturmada köy yoluna üç farklı yerden (126,645,14m2) taşarak müdahalede bulunduğu gerekçesiyle yargılanıp hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkum olduğu bu mahkumiyetten sonra 25.52 m2'lik köy yoluna tecavüzünün devam ettiği gerekçesiyle açılan kamu davasında aşamalarda değişmeyen bilerek ve isteyerek yola tecavüzünün bulunmadığına ilişkin savunmasının 21.05.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ile de doğrulanmış olması ve tecavüzün yerin kendisine ait olmadığını öğrenmesi ile sonlandırmış olması karşısında; suç kastı bulunmayan sanığın beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.11.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, hakkı olmayan tecavüz suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Suça konu taşınmaza sanığın tecavüzü üzerine 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yapılan idari soruşturma sonucunda menine karar verilmesine karşın 26.11.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu verilen bilirkişi raporunda halen köy yolunun 25,52 m2 lik kısmına tecavüzünün devam ettiğinin anlaşılması karşısında usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması yerine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.11.2016
Full & Egal Universal Law Academy