MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Katılanın, 17.02.2015 havale tarihli dilekçeyle temyiz hakkından feragat ettiğini belirtmesi karşısında; katılan vekilinin temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
II- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak:
1- Sabıkası bulunmayan sanığın, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, "sanığın ileride bir daha suç işlemekten çekinmesinden sebep olacağı hakkında Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından" denilmek suretiyle yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanığın mağdura karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmünün getirildiği cihetle, sabıkası bulunmayan sanık hakkında, “suç işleme hususundaki eğilimleri gözönüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekinmelerine sebep olacağı hakkında mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından” denilmek suretiyle yasal olmayan yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanığın mağdura karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) - ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK.nun 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2'ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK.nun 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak, yetersiz gerekçe ile sanığın cezasında üst sınırdan artırım yapılması,
4- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK.nun 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.