MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz ve mühür bozma
HÜKÜM : -Sanık ... hakkında mühür bozma ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından hükümlülük,
-Sanık ... hakkında mühür bozma suçundan beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında mühür bozma suçundan, uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği ve uzlaştırma kapsamına giren hakkı olmayan yere tecavüz suçunun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının yasal olarak olanaklı olmaması karşısında tebliğnamedeki bozma düşün- cesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin, suçların sübutuna yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün (ONAN- MASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Katılana miras olarak kalan hisseli taşınmazın, katılan tarafından ...’ın yönetimindeki şirkete 10 yıllığına kiraya verilmesinden sonra taşınmazın terk edilmeyerek kullanılmaya devam edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda taraflar arasındaki
ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve TCK.nun 154/1. maddesinde tanımlanan hakkı olmayan yere tecavüz suçunun yasal unsurlarının mevcut olmadığı, mühür bozma suçu yönünden ise sanığın babası ve aynı zamanda şirketin yetkili temsilcisi olan ...’ın 06.06.2013 tarihinde ölmüş olduğu, dava konusu olan 03.04.2013, 05.05.2013, 05.06.2013 tespit tarihli mühür bozma eylemindeki cezai sorumluluğunun ruhsatı iptal edilen şirketin yetkili temsilcisi olan ...’a ait olduğu anlaşılmakla; şirket çalışanı olan sanığın üzerine atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
İşyerinin ruhsatının iptal edilmesi üzerine ... tarafından ilk olarak 06.07.2012 tarihli tutanakla mühürlenmesine rağmen 03.04.2013, 05.05.2013, 05.06.2013 tarihlerinde mührü bozarak faaliyetlerine devam etmek suretiyle zincirleme şekilde mühür bozma suçunu işledikleri kabul edilmiş ise de; ilk olarak tutulan 06.07.2012 tarihli tutanakla işyerinin mühürlenerek faaliyetine son verildiğinin belir- tildiği, 03.04.2013, 05.05.2013, 05.06.2013 tarihli tutanaklarda ise işyerinin faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesine rağmen yeniden mühürleme işlemi yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; olayda 5237 sayılı TCK.nun 43. madde- sinin uygulama koşulunun oluşmadığının gözetilmemesi
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZUL- MASINA), 11.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy