MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde ağabeylerinin yaralandığını duyan sanığın olay yerinde kardeşleri Hasan ve İmdat'ın yaralandığını görmesi üzerine yeniden çatışma çıkmasını engellemek ve olabilecek başka saldırıları önlemek amacıyla havaya bir el ateş ettiğine ilişkin savunmasının aksinin kanıtlanamadığı olayda, sanığın eylemini meşru savunma altında gerçekleştirdiği gözetilmeden, beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 20.04.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Suç tarihinde bir tarafta abisi ve kardeşi ile diğer tarafta amcası yeğeni ve amcaoğlu arasında çıkan silahli çatışma sonrası olay yerine gelen sanığın, silahla havaya ateş etmesi nedeniyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine, yerel mahkeme tarafından sanığın cezalandırılmasına dair kararın "sanığın kardeşinin yaralı olması üzerine başka saldırıları önlemek amacıyla havaya ateş etmesine ilişkin savunmasının aksinin kanıtlanamaması ve suçun unsurlarının oluşmaması" nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına dair Dairemizin bozma kararına aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.
Sorunun çözümü sanığın havaya ateş etme eylemini hangi amaçla yaptığına ve kastının belirlenmesine bağlı olup öncelikle sanığın savunmalarına bakmak gerekmektedir. Sanığın kasten adam öldürme suçundan beraatine, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilen Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin yargılaması sırasında Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde; "Hasan abimin evinde bulunan ruhsatlı silahımı aldım, dışarı çıktım, ..., ...'ın avlu kapısında havaya ateş etti, ben de ...'a korksun diye bir el ateş ettim." dediği, ağır ceza mahkemesinde: "annem ...'ın evine giderken nereden geldiğini bilmediğim iki el silah sesi geldi, ben de o an moral bozukluğu ile havaya bir el ateş ettim zaten tabancada da bir mermi varmış" dediği, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan yapılan yargılamada ise savcılık beyanında; "Ben olay yerine geldiğimde amcam ... karısı ... ve oğlu ... yerde yatıyordu. Kardeşim olan ... ise yaralı vaziyette yarı oturur orada duruyordu. Daha sonra ben olayın şokuyla kardeşimi de öyle gördüğüm için o esnada kardeşim Hasan'ın elinde tuttuğu silahı elinden alarak tekrardan bir çatışma çıkmasın diyerek karşı tarafı korkutmak maksadıyla havaya bir el ateş ettim." dediği, mahkemedeki savunmasında da: "ben olayın bitiminden sonra olayın yatışması maksadıyla kalan bir mermiyi yeni bir çatışma çıkmasın diye havaya bir el ateş ettim."dediği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere açık ikrarından anlaşılacağı gibi sanık olay yerine olayın bitiminden sonra gelmiş, silahlı çatışmanın diğer tarafını korkutmak maksadıyla havaya ateş etmiştir. Sanığın eyleminde meşru savunmanın koşulları da bulunmamaktadır. Çünkü olay bittikten sonra sanık olay yerine gelmiştir. Meşru müdafaanın söz konusu olabilmesi için haksız saldırı devam etmelidir. Somut olayda saldırı sona ermiştir. Bu nedenle sanığın eylemi silahla tehdit suçunu oluşturmaktadır. Yerel mahkeme hükmü sanığın eylemi silahla tehdit suçunu oluşturduğundan bozulmalı, sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkı gözetilmelidir. Sayın çoğunluğun suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin kararına sanığın açık ikrarı karşısında eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğundan dolayı bozulması gerektiği düşüncesiyle muhalifim.