MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği iddiasıyla talep ettiği eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin CMK.nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemenin 25.05.2016 ve 08.06.2016 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği kararların hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 23.11.2010 tarihli esas hükme yönelik yapılan incelemede;
Hüküm sanığın yüzüne karşı verilerek temyiz süresinin tebliğ ve tefhimden itibaren başlayacağı belirtilip sanık mahkemece yanıltılmış ise de; sanığın 26.08.2010 tarihinde bu suçtan cezaevine girdiği ve cezaevindeyken 06.12.2010 ve 04.03.2011 tarihli dilekçeler ile mahsup talebinde de bulunduğu, bu kapsamda kararı öğrendiği ve Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca yapılan tebligat geçerli sayıldığından, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 23.05.2016 günlü eski hale getirme talebi ile vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy