MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Başkasına ait aslı ele geçmeyen nüfus cüzdan fotokopileriyle bankalara başvurup sahte kredi kartı sözleşmeleri düzenleterek üretilen sahte kartları teslim almak şeklindeki eylemleri kül halinde TCK.nun 245/2. maddesindeki, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasındaki birbirinden bağımsız, ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve farklı bankalara ait olması karşısında her iki suç yönünden de banka sayısınca ayrı ayrı hükümler kurulması gerekeceği, ayrıca sahte belgelerle ihtiyaç kredisi çekilmesinin de ayrı bir suç teşkil edeceği gözetilmeden tek suçtan hüküm kurulması, başkasına ait kimlik belgeleriyle düzenlenen sahte kredi kartlarına ait sözleşmelerinin de TCK.nun 245/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken sahte nüfus cüzdan talep belgesi ve sözleşmeler düzenlemek eylemlerinin kül halinde resmi belgede sahtecilik suçu olarak kabulü aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, sahte oluşturulan kartları kullanmak ile resmi belgede sahtecilik suçlarının oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanığın başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince:
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; suça konu kartın üzerindeki isim-soyadı bulunması nedeniyle şüpheli olarak ifadesi alınan ve serbest bırakılan katılan hakkında sanığın, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için yetkili makamlara yapılmış bir ihbar veya şikayet olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy