MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.05.2011 tarihli iddianamesi “... şüphelilerin mail-order sistemine göre müşterilerden kestikleri paralara müşterilerin kredi kartı aldıkları kendi bankalarına itiraz etmeleri üzerine müşteki banka tarafından yukarıda belirtilen kurallar çerçevesinde müşterilerin uğradığı zararın karşılandığı, bu şekilde müşteki bankanın şüpheliler tarafından dolandırıldığı yukarıda yazılı delillerden anlaşıldığından, şüphelilerin yargılamalarının yapılarak sevk maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur” şeklinde anlatım ile 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 13.11.2014 gün, 2014/380 esas, 2014/416 sayılı kararı ile 06.06.2014 gün, 2014/162 esas, 2014/198 kararında da belirtildiği üzere iddianamede anlatılan eylemin gerçekte hangi suçu oluşturacağı temyiz incelemesi sonucu belirlenecektir.
Bu itibarla, tebliğname tarihine, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamede açıkça nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış olmasına göre temyiz inceleme görevi Yargıtay Yüksek (23.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin
(GÖREVSİZLİĞİNE), görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'na gönderilmesine, 06.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.