MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve açıklanan gerekçeye göre sanığın, sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;
1- İddianamede, sanık hakkında TCK.nun 245/5. maddesinin tatbikinin istendiği halde, 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilen anılan madde hükmünün uygulanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gereğince TCK.nun 53. maddesinde yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede; sanık hakkında banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan, TCK.nun 245/1-5 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İsnat edilen suç ve sevk maddeleri gereğince savunması alınan ve müteselsil suç hükümlerinin uygulanması ihtimaline göre de CMK 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı da tanınıp, iddianamede yasal unsurları gösterilen kredi kartının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. İddianamede yer verilen TCK.nun 245. maddesinin 5. fıkrasında "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanacağı" hükmünü ihtiva etmektedir. Görüldüğü üzere bu hükümde ceza artışı söz konusu değildir.
İncelenen somut olayda; CMK.nun 226. maddesinde öngörüldüğü üzere, suçun hukuki niteliği değişmemiş, cezanın arttırılmasını gerektiren bir durumda yargılama yapılırken dahi ortaya çıkmamıştır. Yargılama aşamasında suçun niteliğini değiştirecek veya cezanın arttırılmasını gerektiricek bir durum ortaya çıkmamış olup, sanık hakkında uygulama imkanı oluşmadığından sözü edilen 5. fıkrada dikkate alınmamıştır. İddianamade Cumhuriyet Savcısının yanılıp sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmemektedir. Belirtilen nedenle sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum. 28.11.2016
Full & Egal Universal Law Academy