MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 155. maddesinde tanımlanan nitelikli görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilerin başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde kendisi veya başkası yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerektiği,
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, failin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş malı amacına uygun olarak muhafaza ve istenildiğinde iade yükümlülüğünün bulunduğu, cezalandırılabilecek eylemin tipe uygun hukuka aykırı bir eylem olması gerektiği,
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanunun 106. maddesi hükmü nazara alındığında menkulün haczinden itibaren 1 yıl içerisinde satışın talep edilmemesi halinde aynı Kanunun 110/1. maddesi uyarınca mahcuzlar üzerindeki haczin kalkacağı ve yedieminlik görevinin de son bulacağı, dikkate alındığında;
04.06.2008 tarihinde katılana ait motorsikletin borçlu olması nedeniyle haczedilerek aynı tarihte yediemin deposu işleten sanığa yediemin sıfatıyla teslim edildiği, dosyada hacizden itibaren bir yıl içerisinde satış istendiğine ve bu süre içinde satış isteme süresini durduran veya kesen bir işlem yapıldığına dair belgeye de rastlanmadığı bu durumda hacizden itibaren bir yıl içerisinde haczin kalkması ve yedieminlik görevinin de sona ermesi karşısında kendisine muhafaza amacıyla bırakılan motorsikleti başkalarına kullandırtmak ve bazı parçalarının kaybolmasına ve yıpranmasına neden olmak şeklindeki eyleminin sanığın mesleği de dikkate alındığında TCK.nun 155/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanunun 84. maddesi ile 4320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. madde ve ile sulh ceza mahkemelerinin kaldırıldığı gözetilerek asliye ceza mahkemesince değerlendirme yapılmasına zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy