Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ... hakkında 30.09.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 268/1. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; BODRUM 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 gün ve 2013/225 esas, 2014/87 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması gerektiği, bir kişinin çevrede bulunan esnaflara ucuz fiyata fotoğraf makinası satmaya kalkıştığı yönündeki ihbar üzerine, polis memurlarınca kendisine kimlik bilgileri sorulduğunda... olduğunu söyleyen sanığın hareketlerinden şüphelenilmesi nedeniyle herhangi bir soruşturma olmadan Asayiş Büro Amirliğine götürülüp kimlik tespitine yönelik işlemler esnasında gerçek ismini söylediği ve tüm belge ve tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmesi ve işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma bulunmaması karşısında TCK.nun 268. maddesinde tanımı yapılan suçun unsurlarının oluşmadığı ancak kamu görevlisine kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanığın fiilin 5326 Kabahatler Kanununun 40. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabahat oluşturduğu, hukuki durumunun buna göre taktir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy