MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın bozma öncesi kendisine yediemin sıfatıyla yasal sorumlulukları hatırlatılarak 24.11.2009 tarihli haciz zaptı ile teslim edilen traktörün nerede olduğunu bilmediği ve eşi tarafından götürüldüğüne dair savunması ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında tayin olunan adli para cezasının bir gün karşılığı olarak gösterilen miktarın takdirinde TCK.nun 52/2. maddesinin karar yerinde belirtilmesi karşısında; tebliğnamedeki sanığın beraat etmesi yönündeki ve CMK 232/6. maddesine muhalafet edildiğine dair görüşlere iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın bozma ilamından sonra traktörün satıldığı ve borcun bir kısmının devam ettiğine yönelik savunması karşısında; haczedilen traktörün icra yolu ile satılıp satılmadığı hususu araştırılarak icra dosyasından satılmış olması halinde atılı suçun yasal unsurları oluşmayacağından beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması;
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Haczedilen eşyaların sanıkla aynı evde yaşayan eşinin borcundan dolayı haczedilmiş olmasına göre, evlilik birliği içinde ortak kullanılan eşyaların aynı zamanda sanığa ait olması dolayısıyla, haciz tarihinde borçlu ile evli olan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanunun 289/1-son cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Adli para cezası bakımından 6545 sayılı Yasa ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtar edilmesine karar verilmesi suretiyle infaz yetkisinin kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.