MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
20 TL'nin altında olan yargılama giderinin tahsil edilmemesi hususunun, temyiz aşamasındaki masraflar da gözetilerek mahkemesince infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Aynı yargı çevresinde bulunan cezaevinde başka suçtan hükümlü olması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK.nun 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
II- Kolluk tarafından düzenlenen 17.12.2013 tarihli tutanakta sanığın akli dengesinin yerinde olmadığının belirtilmesi ve kovuşturma aşamasında “beynimden rahatsızlığım var” şeklinde savunmada bulunması karşısında, sanığın Adli Tıp Kurumu ya da en yakın ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine sevki ile ''TCK.nun 32/1. madde ve fıkrasındaki suç tarihi itibari ile işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez'' hükmü ile aynı maddenin 2. fıkrasındaki ''birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye ceza indirimi veya güvenlik tedbiri uygulanacağına'' ilişkin hüküm gözetilerek, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının, CMK.nun 74. maddesine göre tespiti yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
III- Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesi yollamasıyla TCK.nun 292. maddesi" olduğu belirtilmeyerek CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK.nun 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.