MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 196/2. maddesinde “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.......Sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.” şeklindeki düzenleme karşısında, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın, istinabe suretiyle Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesince sorgusu yapılırken ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmadığı, savunmasını yaptığı ve yargılamaya konu suç için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınması ve yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında esas alınan ilam karar yerinde gösterilmemiş ise de sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas teşkil eden en ağır ilamının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.