MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Aralarında menfaat çatışması bulunan suça sürüklenen çocuk ... ile müşteki ...’ın ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeden, aynı avukatın müşteki ve suça sürüklenen çocuk temsilcisi olarak oturumlara katılıp savunma yapması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
1-) ...tarafından tehdit edilmesi nedeniyle müştekiler aleyhine yalan beyanda bulunduğuna dair suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişmeyen savunması karşısında; tehdit olgusu araştırılmadan ve TCK.nun 28. maddesi hükmü tartışılmadan eksik kovuşturmayla hüküm kurulması,
2-) Kabul ve uygulamaya göre de, TCK.nun 272/8. madde ve fıkrasının uygulanması için cezanın kesinleşmesi yeterli olmayıp, infazına başlanmış olması da gerekeceğinden bu konuda araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması, 3-) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy