MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
08.05.2012 tarihinde haczin yapılmasından ve sanığın yediemin olarak görevlendirilmesinden sonra muhafaza haczi için 16.05.2013 tarihinde gidildiğinin anlaşılması karşısında, haciz tarihi itibariyle 6352 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 2004 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin yürürlükte olmadığı da gözetilerek; anılan yasaya eklenen geçici 10. madde hükmü uyarınca 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin bu kanunun yürürlük tarihinden önceki takip işlemlerine yönelik olarak uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, İcra ve İflas Kanununun 106 ve 110. maddeleri gereğince haczedilen menkul malların bir yıl içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı, böylelikle yedieminlik görevinin de sona ereceği gözetilerek; İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2011/9266 esas sayılı dosyası, getirtilip, incelenip, onaylı örnekleri dosya içerisine alındıktan sonra, 1 yıllık sürede satış istenip istenmediği, satış süresini durduran sebeplerin bulunup bulunmadığının tespiti ile, suça konu esyaların sanığın muhafazası altında olup olmadığının tespiti sonucu, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.