Hükümlünün kaçması (firar ) suçundan hükümlü ...'ın, 5237 sayılı TCK’nun 292/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2007 tarih ve 2004/612 Esas, 2007/553 Karar sayılı kararı temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde:
Sanığın 28/12/2006 tarihli celsede alınan savunmasında, firardan 10 gün sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olduğunu beyan etmesi, dosya içerisinde bulunan Sivas E-Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce düzenlenen 12.04.2007 tarihli müzekkerede, adı geçen hükümlü ...'ın infaz dosyasının tetkikinde hükümlünün firardan sonra 28.06.2004 tarihinde kendisinin giderek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olduğu ve buradan Metris Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığının bildirildiği anlaşıldığından, firar sonrası 28.06.2004 tarihinde kendiliğinden teslim olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 293. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2017 gün ve KYB/2017-2216 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 5237 sayılı TCK.nun 293. maddesinde yer alan “Tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde' kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz” hükmünün yer aldığı ve hükümlünün 03.06.2004 günü firar ettikten sonra 28.06.2004 tarihinde kendiliğinden teslim olduğunun Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 12.04.2007 tarihli yazı içeriğinden anlaşılması karşısında, temel cezadan TCK.nun 293. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 - 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilen bölümler nazara alınarak hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.06.2007 gün, 2014/612 Esas, 2007/553 sayılı kararının CMK.nun 310. maddesi delaletiyle 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmün 2. paragrafından sonra gelmek üzere “Ceza infaz kurumundan kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olan hükümlü hakkında TCK.nun 293. maddesi uyarınca kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak 5/6 oranında indirim yapılarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesine, hükmün TCK'nın 53/1-c. maddesinin uygulanmasına yönelik 7. paragrafının çıkarılarak yerine “TCK'nın 53. maddesinin 1-c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına cümlesinin yazılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına,hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 24.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.