MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ memuru, tebliğ yapılacak kişinin veya onun adına tebligatı almaya ehil kişilerin adreste bulunmamaları halinde, bu kişilerin adreste bulunmama sebeplerini araştırmalı, komşu, yönetici, kapıcı vb. kişileri sorarak onların beyanlarını ve imzalarını almalı ya da imzadan imtina etmeleri halinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği dosyadaki tebligat işleminin de bu yol izlenmeden yapıldığı ve usulünce yapılmış tebliğ işlemi bulunmadığından, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Kanunun 105/A-8. maddesi delaletiyle TCK.nun 292/1. maddesi" olduğunun belirtilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. fıkrasında yer alan “sabit olmakla” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanunun105/A-8 maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy