İhbarname No : KYB - 2017/29303
6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve tedavüle koymak amacıyla sahte para bulundurmak suçlarından sanık ...'in, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316/4, 318, 59/2, 71 ve 75/2. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 13 ay hapis ve 557.019.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli ve 2004/163 esas, 2005/48 sayılı kararının kesinleşerek infaz edilmesini müteakip, hükmlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin SİİRT 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2016 tarihli ve 2016/930 değişik iş sayılı kararını takiben bu kez hükümlünün kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair anılan Mahkemenin 25.10.2016 tarihli ve 2006/72 esas, 2006/133 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Hükümlünün 19.09.2016 tarihli talebinin uyarlama yargılaması yapılmasına ilişkin olup mahkemesinin 2016/930 değişik iş sayılı kararında anılan talebin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilmesinde isabet görülmediği gibi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 20009/13 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kesinleşmiş, infaz edilmekte olan veya hukuki yararı bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceği öngörüldüğünden, hükmü veren mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin hükümlü hakkında kesinleşen ceza miktarına göre uygulanması söz konusu olabileceği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının adli sicil kayıtlarında yer almayacağından cezanın sonuçları yönünden lehe olduğu gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu cihetle, yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.05.2017 gün ve 2473 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2017 gün ve KYB/2017-29303 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlünün 19.09.2016 tarihli dilekçesiyle lehine olan yasa maddelerinin uygulanmasına ilişkin isteminin Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.3.2005 gün ve 2004/163 esas 2005/48 sayılı kararı hakkında uyarlama yargılaması yapılmasına ilişkin olduğu anlaşıldığından,
5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.3.2005 gün ve 2004/163 esas 2005/48 sayılı kararına yönelik uyarlama yargılaması yapılması hususuna yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 31.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.