MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : - Sanık ... hakkında hükümlülük
- Sanık ... hakkında hükümlülük ve erteleme
- Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Sanık ... hakkında temyiz talebinin reddi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'ın temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 14.07.2014 tarihli temyiz red kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
1- Köy tüzel kişiliğine ait meraya ve yola tecavüz suçundan açılan davada, suçtan zarar görmeyen köy halkından ...'nün davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da katılma kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; şikayetçi vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
a- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanık ...'nın savunmalarında,suça konu yerin vefat eden babasından intikal ettiğini ancak suça konu köyde oturmadığını beyan etmesi, mahkemeye sunduğu dilekçe ekindeki belgelerden ise ...'da oturduğunun ve çalıştığının anlaşılması karşısında, suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
6360 sayılı yasa ile; TCK.nun 154/2 maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Güdül Tapu Müdürlüğü'nün 08.10.2013 tarihli yazı cevabında, suça konu 111 ada 1503 nolu parselin tapu kaydına rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında,dosyada mevcut fen bilirkişi raporları ve krokileri de eklenerek bu yere ilişkin tapu kaydı yada mera tahsis kaydı bulunup bulunmadığı tapu müdürlüğünden sorularak,tapu yada tahsis kaydının bulunmadığının anlaşılması halinde ise suça konu yerin vasfının tayini açısından mahallinde keşif yapılarak, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış yerlerden olup olmadığı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
a- Kabul ve uygulamaya göre ise;
1- Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 10.10.2013 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 23.09.2013 olarak yazılması,
2- Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK.nun 52/4. maddesi gereğince, infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.