MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde taksirle yangına neden olma, 2521 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : - Sanık hakkında; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadere,
- Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde taksirle yangına neden olma suçundan hükümlülük,
- 2521 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan kamu davasının görevsizliğine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki suçun kasıtlı suçlardan olduğu, yeni mahkumiyetinin ise taksirli suça yönelik olduğu, bu nedenle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında 2521 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ise;
Sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 43. maddesinde tanımı yapılan yetkili makamlardan ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan silahların görünür vaziyette taşınması kapsamında olduğu bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy