İnfaz kurumuna yasak eşya sokma ve kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçlarından sanık ...'nun, İnfaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297/1, 297/1-son ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2013 tarihli ve 2012/1153 esas, 2013/811 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın, ceza infaz kurumuna girişini müteakip jandarma tarafından yapılan üst aramasında üzerinde ele geçen tabletin, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 04.09.2012 tarihli raporuna göre "Naloxone ve Buprenorphine" aktif maddelerini içerdiği, söz konusu maddelerin kırmızı reçeteye tabi ilaçlardan "suboxone" ticari ismiyle pazarlanan ilacın aktif maddesi olduğu belirlenmiş ise de, 5237 sayılı TCK.nun 188. maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği şekilde, “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adlî Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması ve üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nden sorulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- 5237 sayılı Kanun’un 297. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “suç konusu eşyanın bulundurulması ayrı bir suç teşkil ettiği takdirde fikri içtima kurallarına göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.” şeklindeki düzenleme gereğince, ele geçirilen maddenin uyuşturucu olduğunun mahkemesince kabul edilmesi karşısında, sanığın eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve infaz kurumuna yasak eşya sokma suçlarını oluşturduğu, fikri içtima hükümlerine göre yalnızca anılan Kanun'un 297/1. maddesine göre karar verilmesi gerektiği, mahkemece uyuşturucunun TCK'nın 297/1. maddesinde yazılı suçun ağırlaştırıcı unsuru olarak kabul edildiği halde, uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasında,
3- Sanığın, ceza infaz kurumuna girişini müteakip jandarma tarafından yapılan üst aramasında üzerinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda,
suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince indirim yapılmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 28.02.2017 gün ve 2017/80 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 gün ve KYB/2017-14378 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Hükümlünün olay tarihinde Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan yakınını ziyaret için gittiği ve kuruma girişi sırasında görevliler tarafından yapılan üst aramasında üzerinden 1 adet tablet ele geçirildiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 07.09.2012 tarihli raporuna göre hapın "Naloxone ve Buprenorphine" aktif maddelerini içerdiği, söz konusu maddelerin kırmızı reçeteye tabi ilaçlardan "suboxone" ticari ismiyle pazarlanan ilacın aktif maddesi olduğu belirlenmiş ise de 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği şekilde;
a) “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adlî Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması,
b) Üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nden sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
II- TCK.nun 297. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde mevcut "suç konusu eşyanın bulundurulması ayrı bir suç teşkil ettiği takdirde fikri içtima kurallarına göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır." şeklindeki kural gereğince sanığın cezaevinde esrar maddesi bulundurduğu, sanığın bu eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve infaz kurumuna yasak eşya sokma suçlarını oluşturduğu, yukarıda belirtilen düzenleme gereği bu iki suçtan daha ağır cezayı içeren TCK.nun 297/1. maddesinin birinci cümlesi ile temel ceza tayin edilip aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi gereğince de yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmeyerek TCK.nun 297/1 ile 191/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı hüküm kurulması,
III- Suça konu hapın, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan bir yakınını ziyarete gelen sanığın kuruma girişi sırasında üst araması yapılırken bulunduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli 2012/1153 esas 2013/811 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 31.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy