İhbarname No : KYB - 2017/39272
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...’un mahkumiyetine dair DİYARBAKIR 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.1999 tarihli ve 1999/637-745 sayılı kararının infazını müteakip, sanık müdafinin vaki uyarlama talebinin özetle "5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinin yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihinde re'sen bir ek karar ile hükümlü hakkında önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken verilmediği, verilmiş olsaydı hükümlünün denetim süresinin 5 yıl olarak kabul edilmesiyle, denetim süresinin 08.02.2013 tarihinde tamamlanacağı ve kamu davasının düşürülmesinin talep edilebileceği ancak re'sen uyarlama yapılmamasının hükümlünün aleyhine yorumlanamayacağı" gerekçesiyle kabulü ile hükümlü hakkındaki 06.11.1999 tarihli ve 1999/637-745 sayılı hükmün ortadan kaldırılmasına, yasanın yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihi itibariyle sanığın 5 yıl içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği anlaşıldığından açılan kamu davasının düşürülmesine, mevcut adli sicil kaydı ve arşiv kayıtlarının silinmesine, karar kesinleştiğinde tali karar fişi düzenlenerek Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 1999/637-745 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanununun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve taktiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin taktir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik getirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden, adı geçen sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde evrak üzerinden esas hakkında karar verilmesinde,
2- Adli sicil kaydından çıkarılarak arşiv kaydına alındığı anlaşılan ilama ilişkin adli sicil arşiv kaydı ile ilgili olarak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6290 sayılı Kanun’la değişik geçici 2/3. maddesi gereğince 11/04/2012 tarihinden itibaren bu tür kayıtların şartları oluştuğu takdirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.06.2017 gün ve 1809 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2017 gün ve KYB/2017-39272 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Somut olayda; hükümlü hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 16.11.1999 tarihinde verilen mahkumiyet kararının 01.10.2001 tarihinde kesinleştiği, hükümlü müdafiinin 18.05.2016 tarihli dilekçesi ile uyarlama ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebi üzerine, mahkemece hükümlü hakkında 5728 S.Y. ile değişik CMK 231/5. maddesi yürürlüğü girdiği 08.02.2008 tarihinde, resen bir ek karar ile hükümlü hakkında önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken verilmediği; yasanın yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihinde hükümlü hakkında HAGB kararı verilmiş ve 5 yıllık denetim süresinin belirlenmiş olsaydı hükümlünün denetim süresinin 08.02.2013 tarihinde tamamlanağı; hükümlünün denetim süresini tamamlaması ile birlikte CMK 231/10. uyarınca kamu davasının düşürülmesini talep etmesinin mümkün olduğu; hükümlü hakkında resen uyarlama yargılaması yapılmamasının aleyhine yorumlanamayacağı; hükümlünün erteleme deneme süresi içerisinde herhangi bir suç da işlemediği; tüm bu nedenlerle hükümlü hakkında kesinleştirilen yukarıda belirtilen ilam nedeniyle, 5728 S.Y. ile değişik CMK 231/5 maddesi gereğince mahkemenin ilk hükmünün ortadan kaldırılmasına, açılan kamu davasının düşürülmesine ve adli sicil ve arşiv kayıtlarının tamamen çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
1- Özel yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında, hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin olaya uygulanması, bundan sonra 5237 sayılı TCK'na göre de uygulamanın gösterilmesi ve her iki uygulama sonuçlarının birbirleri ile karşılaştırılması suretiyle lehe yasa saptanarak hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5728 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden uyarlama olanaklı olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda ise sanığın bu kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacak olan deneme süresi içinde yeni bir suç işlememesi halinde davanın düşmesine karar verileceği,
3- 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunla değişik 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2/3. maddesi uyarınca arşive alınan kayıtların şartları oluştuğunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silineceği,
Hususları gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.06.2016 tarih ve 1999/637-745 Esas-Karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak koşuluyla BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy