İhbarname No: KYB - 2017/38949
Gözaltına alınan kişinin kaçmasını a suçundan sanıklar ... ... ve ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 294/1, 294/3 ve 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkındaki cezanın anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, sanıklar ... ve Muhammet Talha Kılıç haklarında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2016/260 esas, 2016/548 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, anılan kararın adı geçen sanıklar ile birlikte aynı suçtan mahkum edilen diğer sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.01.2017 tarihli ve 2016/158 esas, 2017/29 sayılı ilâmı ile suç tarihinde başka bir suçun faili olduğu düşünülen ... isimli şahsın polis memurları tarafından yakalanarak ayrıntılı araştırma için polis merkezine götürülmek istenirken sanık ... ve arkadaşlarının polis memurlarına fiziki müdahalede bulunarak engel olmaları üzerine yakalanan kişinin kaçtığı, olayda Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir gözaltı kararı bulunmadığı, kolluk görevlilerinin gözaltı kararı verme yetkisi bulunmadığından gözaltına alınan kişinin kaçmasına imkan a suçunun oluşmayacağı gerekçesiyle sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararının kaldırılarak beraatine karar verildiği, her ne kadar temyizde hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisini düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesine paralel bir hüküm istinaf kanun yolunda yer almadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin anılan kararında sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak beraatine karar verilmesinde belirtilen gerekçenin aynı suçtan diğer sanıklar ... ... ve ... hakkında da aynen geçerli olması sebebiyle adı geçen sanıkların anılan suçtan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.06.2017 gün ve 3756 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2017 gün ve KYB/2017-38949 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlülere yüklenen "Kaçmaya imkan a" suçunun oluşabilmesi için gözaltına alınan veya tutuklu olan bir kişinin bulunması gerektiği, somut olayda; tanık ...'ın başka bir suç nedeniyle aranan kişi olup olmadığının tespiti için görevli polis memurları tarafından karakola götürülmek istendiği, ancak tanığın gitmek istememesi üzerine tanığı tanıyan hükümlülerin görevli memurlarla tartıştıkları, devamında ise görevli memurlara fiili saldırıda bulunarak memur ...'u yaralayıp montunu yırttıkları, oluşan bu kargaşa sırasında da tanığın olay yerinde kaçtığının anlaşılması karşısında; Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş gözaltı kararı bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan suçtan hükümlüler ..., ... ve ... hakkında beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.10.2016 tarih 2016/260-548 esas-karar sayılı hükmünün kaçmaya imkan a suçu yönünden CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hükümlülere yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle hükümlülerin kaçmaya imkan a suçundan CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine, hükmedilen cezaların infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy