MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında basit yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aşamalarda değişmeyen katılanın, çalışanı ...’a ve kendisine küfür ettiğine bu sebeple atılı suçları işlediğine dair savunmaları ile katılanın ve sanığın karşılıklı olarak küfürleştiklerine dair tanık ... ve ...’nun beyanları karşısında öncelikle ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği basit yaralama suçu açısından TCK.nun 29. ve hakaret suçu açısından ise TCK.nun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Mala zarar verme suçu suç ve uzlaştırma teklif tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olmadığından soruşturma sırasında yapılan uzlaşma teklifi hukuki değerden yoksun olmakla,
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK.nun 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kabul ve uygulamaya göre de, sanığın aşamalarda değişmeyen katılanın, çalışanı ...’a ve kendisine küfür ettiğine bu sebeple atılı suçları işlediğine dair savunmaları ile katılanın ve sanığın karşılıklı olarak küfürleştiklerine dair tanık ... ve ...’nun beyanları karşısında öncelikle ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği TCK.nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy