Mala zarar verme suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 52. maddeleri gereğince 2.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2015/542 esas, 2016/567 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile değerlendirme yapılması talebinin, ilgili değişikliğin yürürlüğe girdiği andan itibaren tatbiki gerektiğinden bahisle reddine ilişkin aynı Mahkemenin 12.12.2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın reddine dair mercii MERSİN 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2016/633 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara da uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, daha önce etkin pişmanlık hükümlerine tabi olması nedeniyle uzlaştırma işlemine tabi olmayan sanığın işlediği mala zarar verme suçu bakımından uzlaştırma işlemi yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2017 gün ve 867 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2017 gün ve KYB/2017-24291 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ceza Genel Kurulu’nun 2007/4-200 esas ve 2007/219 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK.nun 253-255 maddelerinde düzenlenen
uzlaşma kurumu uygulama yöntemini düzenlemesi ve anılan yasada yer alması nedeniyle usul hukuku kurumu olması dolayısıyla derhal yürürlük ilkesine tabi ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanmasında zorunluluk bulunmaktadır.
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesinde değişiklik yapılmış ve uzlaştırmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale getirilmiştir.
CMK.nun 254. maddesine göre de “kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir”.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararının kesinleşmesinden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile CMK.nun 253. maddesinde yapılan değişiklikle, uzlaşmanın etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar bakımından da uygulanabilir hale geldiği, bunun sonucu olarak hüküm tarihinden önce etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasından dolayı uzlaştırma kurumu uygulanabilen suçlar kapsamında bulunmayan basit mala zarar verme (TCK m.151) suçunun 02.12.2016 tarihi itibariyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanması mümkün suçlar kapsamına alındığı ve kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2016 gün ve 2016/633 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy