Kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme ve tehdit suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 125/1, 151/1, 106/1-2. cümle, 62/1 (dört kez) ve 52/2. (dört kez) maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası, 1.500,00 Türk Lirası, 2.000,00 Türk Lirası ve 500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve 2015/409 esas, 2017/49 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Her ne kadar soruşturma aşamasında müştekiye kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, sanığın suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarını, uzlaşma kapsamına girmeyen mala zarar verme suçuyla birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı, bu hali ile sanğın mahkumiyetine karar verilen mala zarar verme suçu yönünden söz konusu kanun değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan ve anılan Kanun'un 253/3. maddesi gereğince uzlaşma teklifi yapılamayan kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçları yönünden de uzlaştırma işlemlerinin yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2017 gün ve 2017/1780 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2017 gün ve KYB/2017-23946 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, hükümlünün eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 125/1, 106/1-2. cümle ve 86/2. maddelerinde düzenlenen suçların uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.01.2017 tarih, 2015/409 esas ve 2017/49 karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 11.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy