Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi delaleti ile 267/1 (iki kez) ve 43/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay ve 3 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2010 tarihli ve 2009/1221 esas, 2010/835 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.11.2013 tarihli ve 2013/6163 esas, 2013/14668 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesini takiben sanık hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanunu’nun 268. maddesi delaleti ile 267/1 (iki kez) ve 43/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay ve 3 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/88 esas, 2015/237 karar;
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesi delaleti ile 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2011 tarihli ve 2011/24 esas, 2011/32 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli ve 2011/408 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesi delaleti ile 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2011 tarihli ve 2011/24 esas, 2011/32 sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesi delaleti ile 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2011/24 esas, 2011/32 sayılı ek karar;
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanunu’nun 268/1. maddesi yollaması ile 267/7 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/129 esas, 2015/352 sayılı kararını kapsayan dosyalar ile ilgili olarak;
Dosyalar kapsamına göre; sanık ...'ın 21.01.2008, 07.06.2008 ve 10.09.2008 tarihinde götürüldüğü Konak Çocuk Büro Amirliğinde, 07.06.2008 tarihinde ise Buca Çocuk Büro Amirliğinde suçtan kurtulmak amacıyla ... 'ın kimlik bilgilerini vermesi nedeniyle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/88 esas, 2015/237 karar sayılı dosyasından; 10/09/2008 tarihinde götürüldüğü Konak Çocuk Büro Amirliğinde suçtan kurtulmak amacıyla ...'ın kimlik bilgilerini vermesi nedeniyle İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/129 esas, 2015/352 karar sayılı dosyasından; 07.06.2008 tarihinde götürüldüğü Buca Çocuk Büro Amirliğinde suçtan kurtulmak amacıyla Mehmet Ali Taşkıran'ın kimlik bilgilerini vermesi nedeniyle İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2011/24 esas, 2011/32 ek karar sayılı dosyasından mahkumiyetine karar verildiği, eylem tarihlerinin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/88 esas, 2015/237 karar sayılı dosyasında ilk iddianamenin düzenlendiği, dolayısıyla hukuki kesintinin sağlandığı 20.10.2009 tarihinden öncesine ait olması nazara alınarak, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.07.2017 gün ve 2017/3751 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2017 gün ve KYB/2017-42291 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; hükümlünün aynı mağdura yönelik, suçtan kurtulmak amacıyla, mağdur ...'ın kimlik bilgilerini verdiği 21.01.2008 ve 10.09.2008 günlerinde Konak Çocuk Büro Amirliği'nde, 07.06.2008 günü ise Buca Çocuk Büro Amirliği'ndeki eylemleri nedeniyle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2015 tarih ve 2014/88 esas 2015/237 karar sayılı; 10/09/2008 günü Konak Çocuk Büro Amirliği'ndeki eylemi nedeniyle İzmir 33. Asliye Mahkemesi'nin 12.05.2015 tarih, 2015/129 esas 2015/352 karar sayılı ve 07/06/2008 günü Buca Çocuk Büro Amirliği'ndeki eylemi nedeniyle de İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.03.2014 tarih ve 2011/24 esas, 2011/32 ek karar sayılı kararları ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, hükümlü hakkındaki diğer dosyaların getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilecek cezanın zincirleme suç nedeniyle TCK.nun 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2015 tarih 2014/88-2015/237, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.03.2014 tarih 2011/24-32 ek ve İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2015 tarih 2015/129-352 esas-karar sayılı hükümlerinin CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallerinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy