Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2016/80 esas, 2017/212 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
1- Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.06.2014 tarihli ve 2014/5133 esas, 2014/6785 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, sırf hacizli malın satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karşısında, atılı suçun da oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2- Kabule göre de, sanığın söz konusu hacizli malın sahibi olması dolayısıyla hakkında tayin olunan cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 289/1-son cümlesi gereğince indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.07.2017 gün ve 2017/6462 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2017 gün ve KYB/2017-42282 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve istendiğinde iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin malları satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, salt hacizli malların satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması ve 14.8.2015 tarihli ikinci açık artırma tutanağında hükümlünün kardeşi Hasan Demirbağ'ın suça konu mahcuz malın Güngören'de bulunduğunu beyan etmesi karşısında; 14.05.2015 tarihli haciz tutanağı ile hükümlüye teslim edilen mahcuzun suç tarihinde mevcut olup olmadığı ve hükümlünün mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı saptanıp bu hususta Hasan Demirbağ'ın da tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; suç konusu mahcuzun sahibi olduğu anlaşılan hükümlü hakkında cezasından TCK.nun 289/1-son cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2017 tarih 2016/80-2017/212 esas-karar sayılı hükmün CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy