Konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, hakaret, tehdit, kasten yaralama ve iftira suçlarından müştekiler ... ..., ... ... ve ... ... şüpheliler ..., ..., ... ... ve ... ... haklarındaki şikayetleri ve iftira suçundan müşteki ...'nun şüpheli ... ... hakkındaki şikayeti ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/118553, 2016/112028 ve 2016/118553 sayılı soruşturmaların irtibat nedeniyle birleştirilmelerine, soruşturmanın 2016/118553 sayılı soruşturma dosyası üzerinde yürütülmesine dair anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2016 tarihli birleştirme kararını müteakip, yürütülen soruşturma evresi sonucunda, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.10.2016 tarihli ve 2016/118553 soruşturma, 2016/4002 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii İSTANBUL ANADOLU 3. Ceza Hâkimliğinin 20.04.2017 tarihli ve 2017/1977 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre müşteki şüpheli ... ...’nun şikayet dilekçesi ve Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde ... ... Mahallesi Kartal Baba Cad. ... Apartmanı .../1 nolu dairenin mülkiyetinin babası ... ...’na ait olduğunu, ...’nun bu daireyi haksız işgaline son vermek için babası ve çilingirle beraber bu daireye gittiklerini, halası ... ...’in haber vermesi üzerine amcası şüpheli ...’nun daireye geldiğini, bağırıp çağırdığını, kendisinin 155 polisi arayıp çağırdığını, amcası ...’ın kendisine hakaret, tehdit ve darp ettiğini, sesleri duyan şüpheli ... ... ve şüpheli ... ...’ın da daireye geldiklerini, ...’ın kendisine hakaret ettiğini, ...’nin kendisinin kolunu sıkarak merdivenden ittiğini ve kardeşi ... ....’nun da saçından asılarak merdivenden ittiğini, amcası ...’ın kardeşi ...’a tekme attığını ve onu tehdit ettiğini bildirerek şikayetçi olduğu, yine ...’ın vekili Avukat .... .... ...’in şikayet dilekçesinde de müvekkili ...’ın amcası şüpheli ...’ın ...’ın babası ...’e mesaj atarak kızı ...’ın arabasını çizdiğini bildirdiği, oysa ...’ın bunu yapmadığını belirterek iftira suçundan da şikayette bulunduğu, ...’nun şüpheli olarak alınan ifadesinde ise, kendisine isnad edilen suçlamaları kabul etmediği, ...’ın kendisine iftira attığından dolayı şikayetçi olduğu olayda, şüpheliler, ... ...,..., ... ve ...’in ifadelerine ve ... ..., ... ... ve ... ...’nun tanıklıklarına başvurulmadığı, olayda ileri sürülen hakaret, tehdit, kasten yaralama ve iftira suçları hakkında bir karar verilmediği ve esasen taraflar arasında mal anlaşmazlığından kaynaklanan husumet sebebiyle kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu, mevcut delillerin ve toplanacak diğer delillerin yargılama aşamasında mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.07.2017 gün ve 7667 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2017 gün ve KYB/2017-47264 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ... ... 11.08.2016 tarihli dilekçe ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde; babası ... ...'na ait olan ve dairenin kapı kilidinin amcası olan ...'nun değiştirilip dairenin kiraya verilmek istediğini öğrendiklerini, 07.08.2016 günü babası ... ve eniştesi ... ... ile birlikte dairenin kilidini çilingirle değiştirmeye gittiklerini, daireye geldiklerini duyan ve aynı binada oturan halası ...'in amcası ...'na haber vermesi üzerine bir süre sonra amcası ..., halası Sevim, halasının oğlu olan... ve halasının eşi olan ... ...'nun yanlarına geldiğini, amcası ...'ın dairenin kendisine ait olduğunu söylediği, bunun üzerine 155'i arayarak durumu bildirdiğini, polisi beklemeye başladıklarını bu sırada halası Sevim ve amcası ...'ın yüzüne tükürdüklerini, ...'ın "senin ağzına s.çarım, daha bu başlangıç sana neler yapacağım göreceksin" şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit edip ayaklarına tekmeyle vurduğunu,...'ın "siz ne pis kızlarsınız ne pis şeylersiniz.... yok başta yok" dediğini, ... ...'nun kolundan sıkı bir şekilde tutarak kendisini ittirdiğini, kardeşi ...'un saçından asılarak merdivenden ittiğini, ...'ın kardeşi ...'a tekme atıp tehdit ettiğini bildirerek şikayetçi olduğu, müşteki ... vekilinin sunduğu dilekçede ayrıca olay günü şüpheli ..., ...,... ve ... ...'nun müştekiye ait evde bulunan eşyaları söküp götürdüklerini ve eve zarar verdiklerini belirttiği, başlatılan soruşturma kapsamında müşteki ...'un amcası ... ve Eniştesi ... tarafından darp edildiğini, bu olaya ... ..., ... ... ile ablaları ... ... ve ... ...'nun şahit olduğunu ifade ettiği, şüpheli ...'nun ise alınan ifadesinde suçlamaları reddedip kendisine iftirada bulunan müşteki ...'dan şikayetçi olduğunu bildirdiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca “taraflar arasında hukuki nitelikte mirastan kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, bu anlaşmazlık yüzünden zaman zaman aralarında tartışma meydana gelmiş ise de şüphelilerin müştekilere karşı atılı suçları işlediklerine dair haklarında kovuşturma yapmayı gerektirecek yeterli şüphe oluşmadığı” gerekçesiyle 23.11.2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın merci tarafından reddedilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen
işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Somut olayda; ifadelerde isimleri geçen ... ...,..., ... ve ...'in şüpheli sıfatıyla, ... ..., ... ..., ... ... ile müşteki vekilinin dilekçesinde dinlemesini talep ettiği ... ...'nun tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulmadan, müştekiler ... ve ...'ın iddialarına konu yaralama eylemleri nedeniyle adli raporları aldırılmadan, eve verilen zarar ile ilgili tespit ve inceleme yapılmadan ve sonuç olarak olayda ileri sürülen hakaret, tehdit, kasten yaralama ve iftira suçları hakkında bir karar verilmeden müştekiler ve şüpheli ...'ın ifadelerinin alınması haricinde hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 20.04.2017 gün, 2017/1977 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy