MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurun tutuklanarak cezaevinde kalmasına sebep olan sanığın, TCK.nun 267/4. maddesi gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeniyle dava zamanaşımı süresince mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden önce Anayasa Mahkemesinin 10.12.2013 tarih ve 28847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.04.2013 tarih ve 2013/14 Esas, 2013/56 sayılı kararı ile TCK.nun 267/5. maddesinin iptaline karar verilmesi ve bu nedenle TCK.nun 267/6. maddesinin de süreli hapis cezaları yönünden uygulama kabiliyetini kaybettiği gözetilmeden, sanığın cezasında TCK.nun 267. maddesinin 6. fıkrası gereğince artırım yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2- Kabul ve uygulamaya göre de, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.