MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmas
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık tarafından Yargıtay'a 17.08.2015, 18.01.2016, 17.05.2016, 01.08.2016, 01.08.2016 ve 10.10.2016 tarihli toplam 6 ayrı dilekçe gönderilerek, sahte resmi belge kullanmak suçundan kurulan ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.04.2013 tarih ve 2011/12016 Esas 2013/6664 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşen hükme yönelik, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyası ile birleştirilmesi, infazın durdurulması ve mahkumiyetin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin ilgili mahkemesine yapılması ve mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığın; yokluğunda verilen gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği iddiasıyla talep ettiği eski hale getirme ile birlikte yaptığı temyiz başvurusu hakkında karar verme yetkisinin CMK.nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin verilen mahkemenin 11.08.2014 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu; sanığın yokluğunda verilen 27.11.2013 tarihli hükmün, kovuşturma aşamasında baro tarafından görevlendirilen Av. ...'e tefhim edildiği, sanığın ise bu avukatın kendisini müdafii olarak temsil ettiğinden haberinin olmadığı, sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 24.12.2013 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebligatının ise; daha önce adli mercilerce bu adrese usulünce bir tebligat yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmakla, temyizin öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Önceki hükmün sanık ve müdafiinin temyizi üzerine, suçun vasfı yönünden aleyhe bozulmuş olduğu anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK.nun 326/1-2. maddeleri uyarınca sanığın bozmaya karşı diyecekleri sorulup, savunması alınmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.